Atılgan, yaşam alışkanlıklarının doğurganlık üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. Prof. Dr. Remzi Atılgan, çocuk sahibi olamama olarak bilinen kısırlığın, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumu olduğunu belirtti. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu sürenin 6 ay olarak kabul edildiğini ifade eden Atılgan, 40 yaş üzerindeki kadınların ise vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini söyledi.

Kısırlık yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunduğunu aktaran Atılgan, en sık karşılaşılan nedenlerin yumurtlama sorunları, erkek kaynaklı problemler ile rahim ve yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar olduğunu kaydetti. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamadığını ve bu durumun “nedeni bilinmeyen kısırlık” olarak adlandırıldığını ifade etti.

Doğurganlık (1)

Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’inin yumurtlama problemlerinden kaynaklandığını belirten Atılgan, yumurtlama sorunu yaşayan kadınların büyük bölümünde yumurtalıkların normal çalışmamasına yol açan polikistik over sendromunun görüldüğünü söyledi. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlamasının önerildiğini aktardı.

Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti ya da hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yönteminin uygulandığını ifade eden Atılgan, bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçildiğini belirtti. 38 ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisinin ilk seçenek olarak değerlendirilebildiğini dile getirdi.
Atılgan, erkeklerde sperm sayısının çok az olması, spermlerin yeterince hareketli olmaması ya da yapısal bozuklukların bulunması ve kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisinin tercih edildiğini söyledi. Kısırlığın yalnızca kadınlara ait bir sorun olarak görülmesinin yanlış olduğuna dikkat çeken Atılgan, nedenlerin kadın ve erkek arasında eşit oranda dağıldığını vurguladı. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ının kadın, yüzde 40’ının erkek kaynaklı olduğunu, kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden bulunamadığını ifade etti.

Uzmanlar açıkladı: Ramazan’ın ruh haline etkileri şaşırtıyor
Uzmanlar açıkladı: Ramazan’ın ruh haline etkileri şaşırtıyor
İçeriği Görüntüle

Yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki etkisine de değinen Atılgan, şu ifadeleri kullandı:

"Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor."

Bazı enfeksiyonların da doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Atılgan, bu enfeksiyonların kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabileceğini söyledi. Ayrıca tiroit bezinin az ya da fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam belirlenemeyen yumurtlama sorunlarının da yumurtlama bozukluklarına yol açabileceğini ifade etti. Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersizin de bu duruma neden olabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA