Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte ileri yaşta karşılaşılan sağlık sorunları da daha görünür hale geliyor. Uzmanlar, yaşlanmanın yalnızca fiziksel güç kaybına değil, bağışıklık sisteminde de önemli zayıflamalara yol açtığına dikkat çekiyor. Bu sürecin doğru beslenme ve bilinçli yaşam alışkanlıklarıyla yavaşlatılabileceği vurgulanıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yaşlanmayla birlikte bağışıklık sisteminde ortaya çıkan değişimleri ve bu değişimlerin sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
“Bağışıklık sistemi yaşla birlikte farklı tepkiler vermeye başlıyor”
Toplumun yaş ortalamasının giderek yükseldiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Toplumun yaş ortalaması giderek artıyor. Yaşlanma ile tüm organ sistemlerinde olduğu gibi bağışıklık sisteminde de bir takım değişiklikler oluyor.” dedi.
Bağışıklık sisteminin enfeksiyonlardan kansere kadar pek çok tehdide karşı koruyucu bir rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Atamer, şu değerlendirmede bulundu:
“Bağışıklık sistemi fonksiyonlarındaki yaşlanmaya bağlı azalma ile bu hastalıklar daha sık görülmeye başlar. Yaşlanmanın bir sonucu olarak bağışıklık sistemi belli bir oranda baskılanır. Bazı özelleşmiş bağışıklık hücrelerinin sayısı oransal olarak azalsa da esas sorun bağışıklık sisteminin fonksiyonlarındaki bozulmalar sonucu yanıt vermesi gereken durumlarda yetersiz veya orantısız yanıt vermesidir. Yaşlılarda bağışıklık sisteminin yetmezliği tanısının konulması daha zor olabilir.”
“Zamana bağlı değişimler, vücudun uyum yeteneğini azaltıyor”
Bağışıklık sisteminin yaşam boyu aktif olarak çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, bu sistemin de zamanla değişime uğradığını söyledi.
Yaşlanmanın doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Atamer, “Bu süreçte zamana bağlı olarak bedensel fonksiyonların çevresel faktörlere uyum sağlama yeteneğinde azalma görülür. Tüm bu değişiklikler genetik özellikler, yaşam tarzı ve hastalıklar gibi nedenlere bağlı olarak her bireyde farklı bir hızla ortaya çıkabilir. Zamana bağlı ortaya çıkan değişiklikler fonksiyon kaybına neden olur. Organ sistemlerinde genel kontrol mekanizmaları azalır.” açıklamasını yaptı.
Doğru beslenme bağışıklık kaybını yavaşlatabiliyor
Beslenmenin yaşa bağlı bağışıklık zayıflamasında kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Aytaç Atamer, bazı vitamin ve minerallerin eksikliğinin bu süreci hızlandırabileceğini söyledi.
“Özellikle Omega-3, B 12 vitamini, kalsiyum ve demir gibi eksiklikler bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.” diyen Atamer, ileri yaşta beslenme düzeninin daha da önem kazandığını ifade etti.
Bu dönemde sofrada mutlaka tam tahıllar, karbonhidratlar, yeterli miktarda protein ile sebze ve meyve bulunması gerektiğini belirten Atamer, vitamin ve mineral takviyelerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Vitamin ve mineral takviyelerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair yapılan çalışmalar vardır. İleri yaşlarda özellikle D vitamini, B 12 vitamini ve kalsiyum eksikliği sık görülebilir, bu nedenle takviye olarak alınması gerekebilir. A, E vitaminleri, folik asit ve C vitamini de yeterli miktarda alınmalı. Bunun dışında yeterli düzeyde spor yapılmalı, dengeli beslenme ihmal edilmemeli, sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.”
“Her vitamin faydalı değildir, bilinçsiz kullanım zarar verebilir”
Vitamin kullanımına dair toplumda yaygın olan yanlış inanışlara da değinen Prof. Dr. Aytaç Atamer, fazla vitamin alımının bağışıklığı güçlendirdiği düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı.
“Çünkü gerektiğinden fazla alınan vitaminlerin bir kısmı vücutta depolanarak vücuda zarar verebilir, fazlası ise idrar ile atılır.” diyen Atamer, vitamin takviyelerinin mutlaka hekim kontrolünde alınması gerektiğini hatırlattı.
Kronik hastalıkların da bağışıklık sistemi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan bireylerde kullanılan ilaçlar nedeniyle beslenmenin buna göre düzenlenmesi gerekir. Kronik hastalıklara bağlı olarak bağışıklık sistemi zayıflayabilir.
Bu nedenle güçlendirici tarzda gıdalar tüketilmeli. İlaç kullanan kişilerde ilaca bağlı olarak besin emilimi ve bağışıklık sistemi etkilenebilir. Örneğin tansiyon ilacı kullananlarda idrar kaybı olduğu için yeterli miktarda sıvı tüketilmesi faydalıdır. Yeterli D vitamini alınması gerekir ve fiziksel hareket çok önemlidir. Yaşlılık döneminde günlük kalori ihtiyacı azalır. Bu kişiler daha az yemek yeme eğilimindedir. Oysa bu dönemde üç ana, üç ara öğün şeklinde beslenilmeli. Protein ve lif içeriği yüksek besinler ile sebze ve meyve yeterli miktarda tüketilmeli. Günlük su tüketimi ise en az iki litre olmalı.”





