Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, migrenin doğru tanı ve düzenli tedaviyle kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, migrenin belirtilerinden tetikleyicilerine, tedavi yaklaşımlarından ne zaman doktora başvurulması gerektiğine kadar pek çok önemli başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

Migren atakları saatlerce, hatta günlerce sürebiliyor

Migrenin primer baş ağrıları grubunda yer alan, kendine özgü bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Celal Şalçini, “En belirgin özellikleri; genellikle tek taraflı olması, zonklayıcı karakterde seyretmesi ve nabız atışı gibi hissedilmesidir.” dedi.

Migren atağı sırasında ışık ve sese hassasiyet, bulantı ve kusmanın sık görüldüğünü dile getiren Şalçini, “Fiziksel aktiviteyle birlikte ağrının artması tipiktir. Merdiven çıkmak, eğilmek, öksürmek, ıkınmak veya zorlanmak ağrıyı artırır ve hasta bu aktivitelerden kaçınma eğilimindedir. Migren atakları 3 saat ile 3 gün arasında sürebilir ve genellikle oldukça şiddetlidir. Ağrı şiddeti, sıfırdan 10’a kadar yapılan değerlendirmelerde çoğunlukla 7-8 düzeyindedir.” ifadelerini kullandı.

Auralı migren, ağrıdan önce sinyal veriyor

Migrenin farklı türleri olduğunu hatırlatan Dr. Şalçini, “Bunların en temel ayrımı auralı migren ve aurasız migren şeklindedir. Klinik pratikte her iki tip de görülür.” dedi.

‘Bir gün daha dursun’ diyenler dikkat: Sağlığınız elinizden kayabilir
‘Bir gün daha dursun’ diyenler dikkat: Sağlığınız elinizden kayabilir
İçeriği Görüntüle

Auralı migrende baş ağrısından önce bazı belirtilerin ortaya çıktığını belirten Şalçini, “Bu belirtiler çoğunlukla görsel problemler şeklinde ortaya çıkar; ancak diğer duyusal sistemleri ya da motor fonksiyonları etkileyen belirtiler de görülebilir.” diye konuştu.

Görsel auranın en sık rastlanan tür olduğunu vurgulayan Şalçini, bu dönemde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı: “Baş ağrısı başlamadan yaklaşık yarım saat önce ortaya çıkan bu dönemde; görme alanının bir tarafında zikzaklı ya da parlamalı çizgiler, görme bulanıklığı, ışık patlamaları, ışık çakmaları, buzlu cam arkasından bakıyormuş hissi veya gökkuşağı renklerinde şekiller görülebilir.”

Migreni tetikleyen faktörler kişiye göre değişiyor

Migren ataklarını tetikleyen çok sayıda unsur bulunduğunu ifade eden Dr. Celal Şalçini, “En sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında; parlak ışıklar, keskin ve yoğun kokular, mayalı içecekler, lodos, aromatik yiyecekler, çikolata ve bazı kişilerde çilek yer alır.” dedi.

Deterjanlar, parfümler, barometrik basınç değişimleri, klima ortamları ve yolculukların da atağı tetikleyebileceğini belirten Şalçini, “Tetikleyiciler kişiden kişiye değişir. Bu nedenle en önemli nokta, hastanın kendi tetikleyicilerini fark etmesi ve ayırt edebilmesidir.” uyarısında bulundu.

Sık ağrı kesici kullanımı yeni bir baş ağrısına yol açabiliyor

Ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımının farklı bir baş ağrısı tablosuna neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Şalçini, bu durumu şöyle anlattı:

“Eğer bir kişi ayda 10-15 günden fazla (kullanılan ilacın türüne göre değişmekle birlikte) ağrı kesici kullanıyor ve baş ağrısı sürekli hâle gelmişse, bu durum aşırı ilaç kullanım baş ağrısı olarak değerlendirilir. Bu tablo hem tanıyı zorlaştırır hem de tedavi sürecini karmaşıklaştırır.”

Bu hastalarda öncelikle aşırı ilaç kullanımının kesilmesi gerektiğini belirten Şalçini, ardından asıl baş ağrısının tedavisine geçildiğini ifade etti.

Migren herkeste aynı seyretmiyor

Migrenin bazı kişilerde yaşam boyu sürebildiğini, bazılarında ise zamanla kaybolabildiğini söyleyen Dr. Şalçini, tedavide iki temel yaklaşım olduğunu belirtti. “İlk yaklaşım, yalnızca atak sırasında ilaç kullanılmasıdır.” diyen Şalçini, daha sık ve şiddetli ataklarda koruyucu tedavinin de devreye girdiğini söyledi.

Koruyucu tedavinin amacının atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak olduğunu belirten Şalçini, hedeflenen iyilik hâlinin en az 6-9 ay sürmesinin beklendiğini aktardı.

“Migren tedavi edilebilir bir hastalıktır”

Ayda 3-4’ten fazla, şiddetli ve yaşam kalitesini bozan baş ağrılarında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Dr. Celal Şalçini, bazı durumların özellikle önemsenmesi gerektiğini söyledi.

“Hayatında ilk kez ortaya çıkan baş ağrısı, 50 yaşından sonra başlayan baş ağrısı, baş ağrısına eşlik eden duyusal ya da motor belirtiler, ilaçlara yanıt vermeyen ağrılar ve çok sık tekrar eden baş ağrıları mutlaka değerlendirilmelidir.” diyen Şalçini, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Migren, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Günümüzde klasik ilaçların yanı sıra yeni nesil, halk arasında ‘aşı’ olarak adlandırılan enjeksiyonlar, ağızdan kullanılan akıllı ilaçlar ve botulinum toksini gibi farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Hastanın tetikleyicilerini tanıması, tedaviye uyum göstermesi ve doktoruyla iş birliği içinde olması tedavi başarısını artırır.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ