Uzmanlara göre bunun nedeni, beynin horlama sesini “düşük öncelikli bir gürültü” olarak kodlaması.
Beyin horlamayı filtreliyor
Uyku uzmanları, horlayan kişilerin aslında çıkardıkları sesi duyduklarını ancak beynin bu sesi bilinçli olarak filtrelediğini belirtiyor. Beynin temel önceliğinin dinlenme olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu nedenle horlama sesinin uyanmayı tetiklemediğini ifade ediyor.
“Beyniniz dinlenmeye öncelik verir. Bu nedenle horlama sesi mevcut olsa bile vücut uyanma sinyali üretmez.”

Kişi kendi sesine alışıyor
Uzmanlara göre horlayan kişiler zamanla kendi çıkardıkları sese alışıyor. Bu alışma durumu, gürültü seviyesi artsa bile uyanmanın gerçekleşmemesine yol açıyor.
Buna karşın, mutfaktan gelen ani bir patlama sesi ya da çatıdan gelen alışılmadık bir tıkırtı gibi beklenmedik sesler, en derin uykudaki horlayan kişiyi bile uyandırabiliyor.
“Yüksek öncelikli” sesler savunma mekanizmasını harekete geçiriyor
Uzmanlar, bu tür ani ve alışılmadık seslerin beyin tarafından “yüksek öncelikli sinyaller” olarak algılandığını ve savunma mekanizmasını devreye soktuğunu söylüyor.
Bu durum, beynin olası bir tehlikeye karşı vücudu uyandırmasıyla sonuçlanıyor.

Uyanıyorlar ama hatırlamıyorlar
Bazı horlayan kişilerin aslında gece boyunca kısa süreli uyandığını belirten uzmanlar, bu anların genellikle sadece birkaç saniye sürdüğünü ifade ediyor. Kişi hemen yeniden uykuya daldığı için bu uyanmaları sabah hatırlamıyor.
“Horlayanların tekrar hızlıca uykuya dalabilmesi, çoğunun uyandığını hatırlamamasının temel nedeni. Uyku bozukluğu sırasında beyin hâlâ uyku modunda olduğu için sabahları bu anlara dair bir anı oluşmuyor.”




