Ortadoğu'da savaşlar bitmiyor. Savaşların olmadığı dönemlerde ise bu boşluğu büyük terör örgütleri dolduruyor. Terör örgütlerinin sönük kaldığı dönemlerde ise iç savaşlar, darbeler bölgedeki şiddeti beslemeye devam ediyor.

Ortadoğu'nun en büyük zenginliği olan doğal enerji kaynakları, aynı zamanda Ortadoğu'nun laneti mi oluyor?
Petrol ve doğalgazın halka ulaşmayan zenginliği hemen akabinde ölüm, yıkım ve gözyaşı olarak halkın üzerine çöküyor.

Dünyanın en büyük servetine sahip olan Ortadoğu ülkeleri, maalesef bu zenginliği kalıcı gelişme, sağlıklı ve adil bir toplum yapısı için kullanmıyor. Kralların ve ayrıcalıklı ailelerin hesabında biriken bu servet, maalesef kan emicilerin dikkatini çektiği için bölgeye zulüm, şiddet, kan ve gözyaşını çekiyor.

Ortadoğu, bu döngüden ders çıkarmak zorunda... Enerjinin sağladığı bu zenginlik, toplumla adil bir şekilde bölüşülmeli, Türkiye'nin milli savunma sanayi hamlesi model olarak uygulanarak, kendini savunabilen güçlü devletlerin önü açılmalıdır. Aksi takdirde bir metropol kent kadar nüfusu ile İsrail, petrol kokusuna asla lakayt kalmayan ABD'yi de yanına çekerek, yüz milyonlarca insana hayatı zehir edebiliyor.

Kendilerini koruyacak diye, ABD'ye akıtılan milyar dolarlar, ABD'nin de bizzat sebebi olduğu böyle bir saldırganlıkta hiç bir işe yaramıyor. İran savaşı ile birlikte artık ülkelerin anlaması gereken bir şey daha var. ABD ve benzer güçlerin geliştirip dünyaya sattığı silah sistemlerinin de böyle zamanlarda faydasını göremeyecekler.

Bugün İran'ın elinde F-35 uçakları bulunsaydı, acaba ABD'ye karşı kullanılmasına izin verilecek miydi? İran'ın elinde patriot hava savunma sistemleri bulunsaydı, ABD ve İsrail uçaklarına karşı kullanabilecek miydi?

Türkiye, zamanında çok şükür bir savaşa girmeden başına gelebilecekleri öngörerek bu tedbirlerini aldı, almaya da devam ediyor. ABD-İsrail zorbalığının bütün dünya insanlarına anlattığı çok şey var. Ders alan geleceğini kurtarır!