Mustafa Kemal Paşa, Çankırı ve Kastamonu civarındaki seyahatinin en önemli duraklarından biri olan İnebolu’da, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek tarihi bir konuşma gerçekleştirdi. Halkın yoğun ilgisiyle karşılanan Paşa, kürsüye çıktığında yalnızca kıyafet değişiminden değil, Türk milletinin toplu bir zihniyet devrimi yaşadığından söz etti (Gürsoy, 2001).

Konuşmasına, halkla kurduğu içten bağı vurgulayarak başlayan Atatürk, bu ziyaretin kendisi için bir görev olduğunu belirtti. Milletin ortak ruhundaki yüceliğin kendisine rehberlik ettiğini ifade eden Paşa, Türk halkının artık “Efendiler” hitabıyla, kadın ve erkek olarak modern bir bütünün parçası olduğunu hatırlattı (Mango, 2002).

Resim1-3

Paşa, Cumhuriyet’in ilanından sonra gerçekleştirilen idari ve sosyal reformların hızına dikkat çekti ve bu sürecin bir tercih değil, kurtuluş için zorunluluk olduğunu vurguladı. “Medeniyet güneşinin bütün hararetini almış” bir milletin artık Orta Çağ zihniyetiyle yönetilemeyeceğini belirterek, saltanat ve hilafet yanlısı dar görüşlü çevrelere sert eleştiriler yöneltti. Halkın “asla” sesleri eşliğinde; şahsi egemenliğe, cehalete ve dini duyguları istismar edenlere bu topraklarda yer olmadığını ilan etti (Zürcher, 2010).

Nutkun en çarpıcı bölümü, kıyafet reformuna ayrıldı. Mevcut giyim tarzını “ne milli ne de beynelmilel” olarak nitelendiren Atatürk, durumu “altı kaval üstü şişhane” sözleriyle eleştirdi. Türk milletinin kıymetli cevherini, çağ dışı kıyafetlerle örtmenin anlamsız olduğunu vurguladı (Kocatürk, 1983).

Paşa, medeni dünyanın benimsediği giyim tarzlarının Türk milleti için en uygun olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ayakta iskarpin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kravat ve bunların tamamlayıcısı olarak başta siperi şemsli serpuş. Bunun ismine şapka denir.” Kullanılmasını kökenli başlıkların kullanılmasını tolere edenlerin, modern bir serpuşa karşı çıkmasını büyük bir gaflet ve cehalet olarak nitelendirdi (Atatürk, 1925).

Mustafa Kemal Paşa, nutkunu güçlü bir uyarıyla sonlandırdı: Medeniyetin coşkun seli karşısında durmak mümkün değildir. Bu sel, çağ dışı hurafelerle yürümeye çalışanları yok olmaya mahkûm eder. Türk milletinin kararlılığını vurgulayan Paşa, Türkiye Cumhuriyeti halkının hem teknolojik ve hukuki olarak ileri (mütemeddin), hem de kültürel ve ahlaki anlamda en yüksek seviyeye ulaşmış (mütekamil) bir medeniyet olarak sonsuza dek yaşayacağını belirtti (Akçam, 2010).

Kaynakça:
Atatürk, M. K. (1925). Nutuk. Ankara: TTK Yayınları.
Gürsoy, N. (2001). Atatürk’ün Seyahatleri ve Konuşmaları. İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları.
Mango, A. (2002). Atatürk. London: John Murray.
Zürcher, E. J. (2010). Turkey: A Modern History. London: I.B. Tauris.
Kocatürk, M. (1983). Atatürk ve Cumhuriyet Devrimleri. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Parla, T. (2001). Atatürk ve Toplum. İstanbul: İletişim Yayınları.
Akçam, T. (2010). Atatürk ve Modern Türkiye. İstanbul: Doğan Kitap.