Havacılıkla ilgili çoğu şey göz kamaştırıcıdır; hız, teknoloji, adrenalin… Ama hiçbiri, pilotun hayatını kurtarmak kadar önemli değildir. İşte fırlatma koltuğu, tam da bu noktada devreye girer.
Fırlatma koltuğu, savaş jetlerinde ya da eğitim uçaklarında, işlerin kontrolden çıktığı anlarda pilotu saniyeler içinde uçaktan ayıran bir mühendislik harikasıdır. Görünüşte basit bir koltuk gibi durur ama içinde roketler, sensörler, paraşütler ve bir sürü güvenlik mekanizması bulunur. Kısacası, hayat kurtarmak ciddi bir iştir.
İlk fırlatma koltukları 1920’lerde ortaya çıktı. Ancak bugünkü teknoloji, büyük ölçüde İngiltere merkezli Martin-Baker’ın mirasıdır. Şirketin kurucularından Valentine Baker, bir test sırasında hayatını kaybetmişti; onun hatırası, modern fırlatma koltuklarının gelişiminde dönüm noktası oldu. Bugüne kadar 7.800’den fazla pilot, bu koltuklar sayesinde hayata döndü.
Peki, fırlatma koltuğu nasıl çalışıyor? Önce pilot, tehlikeyi fark eder, “mayday” çağrısını yapar ve koltukta bulunan çekme kolunu çeker. O anda baş, boyun ve uzuvlarını koruyan sabitleyiciler devreye girer. Koltuk roket gücüyle uçağı terk eder, küçük drogue paraşüt açılır ve ardından ana paraşüt pilotu güvenle yere indirir. İniş sonrası hayatta kalma kiti de cabası: su, yiyecek, telsiz, battaniye… Hepsi bir arada.
Fırlatma sırasında pilot inanılmaz kuvvetlere maruz kalır. Örneğin 100 kilo ağırlığındaki bir pilot, roket ateşlendiğinde neredeyse 10 bin Newton’luk bir güç hisseder. Omurga yaralanmaları geçmişte sık görülen bir sorundu; ama bugün geliştirilen “sıfır-sıfır” koltuklar sayesinde, uçak yerde dururken bile güvenli tahliye mümkün.
Fırlatma koltuğu, saniyeler içinde insan hayatını koruyan bir mühendislik şaheseridir. Her sensörün, her roketin, her paraşütün kusursuz çalışması gerekir. Çünkü havacılığın temel kuralı şudur: Uçağı kaybetmek üzücü olabilir, ama pilotu kaybetmek asla kabul edilemez.
Gökyüzünde uçmak ne kadar cesaret istiyorsa, hayatta kalmak da o kadar mühendislik harikasıdır. Ve işte fırlatma koltuğu, pilotlar için tam da bu hayatta kalma mucizesidir.