Ağustos ayı başında her sene Bergama'da gerçekleştirilen bir tiyatro festivali var: Bergama Tiyatro Festivali.

Bu yıl 7-9 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşen festival, 2018 yılında başlayan yolculuğunda bu yıl 7. kez düzenlendi. Festival artık gelenekselleşme yolunda ilerliyor diyebiliriz.

Bu haftaki yazımda birlikte Bergama Tiyatro Festivali'ne ve Bergama'ya bakalım istedim.

Bergama Tiyatro Festivali'nin 2026 yılı teması: "Değişmek. Denemek. Yanılmak. Yeniden başlamak."

Ana tema oldukça anlamlı. Anladığım kadarıyla Bergama Tiyatro Festivali bu temayı kendi hikayesinin bir özeti olarak sahipleniyor. Festival direktörü ve festivale destek veren bazı isimlerin röportajlarını izledim. Bu röportajlarda dikkatimi çeken bazı noktalar oldu. Son yıllarda Bergama Tiyatro Festivali'nin bir dönüşüm yoluna girdiği görülüyor. Bu nedenle bu yılın temasının da bu dönüşümle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Röportajlarda özellikle festivalin kurumsallaşma çabası, Bergama'da bir kent kültürünün oluşması ve festivalin zaman içinde kentle daha güçlü bir bağ kurması konularının öne çıktığını gördüm.

Yılda 1 kez sadece bir festival gerçekleştirme amacının dışında, Bergama için bir kültür stratejisi oluşturma çabasında olmak çok kıymetli. Özellikle bu idealist yaklaşım ve sanata ve kente duyulan tutku dikkatimi çekti.

Bergama Tiyatro Festivali'nin yıllar içindeki yolculuğuna baktığımızda, bu yapının farklı kurumların katkı ve destekleriyle sürdürüldüğünü görüyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi'nin paydaşlığı, BERTO, BERKSAV ve farklı derneklerin destekleri festivalin geçmiş yıllarında da, bu yıl olduğu gibi, yer almış. Özel sektör ve yerel işletmelerin katkıları da festivalin sürdürülebilmesinde önemli bir yere sahip olmuş.

Bu yıl festivalin açılış gününde, Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Gökhan Türkmen, 7 Ağustos akşamı Asklepion Antik Sahne'de verdiği akustik konser ile yer aldı.

3 gün boyunca devam eden festivalin içeriğine baktığımızda, Bergama'nın tarihi mekanlarında 30'dan fazla oyun, performans, söyleşi ve atölyenin gerçekleştirildiğini görüyoruz.

Biraz da Bergama'ya bakalım.

Bergama'yı yalnızca bir ilçe olarak tanımlamak, onun taşıdığı tarihi anlatmaya yetmez.

Antik çağda Pergamon adıyla bilinen kent, Helenistik dönemde Attalos Hanedanı'nın başkentiydi. Bilim, sanat ve düşünce açısından antik dünyanın önemli merkezlerinden biri olan Bergama, bugün de farklı uygarlıklardan kalan izleri bir arada taşıyor.

Helenistik dönemden Roma'ya, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan bu çok katmanlı tarih, Bergama'nın en önemli değerlerinden biri. UNESCO'nun da dikkat çektiği bu kültürel miras, kenti yalnızca geçmişin izlerinin bulunduğu bir yer olmaktan çıkarıyor.

Bergama'nın tarihi, bugün de yaşamaya devam eden bir tarih.

Binlerce yıl önce insanların tiyatro izlemek için bir araya geldiği bir kentte, günümüzde yeniden sanatçıların sahneye çıkması çok anlamlı. Buna sahip çıkmamız lazım.

Bergama'nın geçmişi zaten bize çok güçlü bir miras bırakmış durumda. Şimdi bizim görevimiz, bu mirasın üzerine yeni hikayeler ekleyebilmek.

Sanatın sürdürülebilmesi için sanatçıya, seyirciye, yerel yönetimlere, özel sektöre ve kent halkına büyük görevler düşüyor.

Bu tür kültür-sanat etkinliklerinin ve festivallerin artması, gelişerek devam etmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması kentlerimiz için çok kıymetli.

Bergama Tiyatro Festivali'nin ise önümüzdeki yıllarda Bergama'nın kültür-sanat hayatının kalıcı bir parçası haline gelmesini ve kentle birlikte büyüyen bir festival olmasını diliyorum.