FridaKahlo, sadece bir ressam olarak değil, bir kadı olarak da devrinin çok önünde, farklı bir kadındı. Resimleri kadar büyük aşkı Diego ile olan çalkantılı ilişkisi de her daim dikkat çekti. Çok aşık olduğu bu adamı yine de bırakma, ondan vazgeçme erdemini gösterebildi Frida ve ona şöyle seslendi:

“Senden niye vazgeçtim Diego?

– Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

– Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

– Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

– Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

– Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

– Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

– Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

– Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

– Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.

– Bencil olduğun için vazgeçtim.

– Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

– Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.”

Evet, bazen sevgi her şeye yetmez. Çünkü bu duygu karşılıklı değilse, aynı özveri, fedakarlık karşı tarafta yoksa, tek tarafın kürek çekmesiyle ancak bir yere kadar; o da yanlış bir yere kadar gidilebilir. Sanırım gençlere aşka dair öğretmemiz gereken ilk şey bu. Aşk, acı çekmek demek değildir. İçinde kıskançlık, şiddet olan şey, gerçek sevgi değildir. Hastalıklı bir duygudur. Bu duygu baş göstermeye başladığında, arkanıza bakmadan uzaklaşmanız en doğrusudur.