Uzmandan kritik uyarı: Orucunuzu sakın bu şekilde açmayın!
Uzmandan kritik uyarı: Orucunuzu sakın bu şekilde açmayın!
İçeriği Görüntüle

Bacaklarda simetrik yağ birikimi, dokunmaya hassasiyet, ağrı ve kolay morarma ile seyreden lipödem, günlük yaşamda hareket kabiliyetini belirgin biçimde kısıtlayabilen kronik bir rahatsızlık olarak dikkat çekiyor.

Zaman içinde şişlik hissi, gerginlik ve hareket zorluğu oluşturan hastalık, yanlışlıkla obezite ya da selülit ile karıştırılabiliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Göksel Çelebi, doğru tanının büyük önem taşıdığını belirterek, lipödemde genetik yatkınlık ve hormonal değişimlerin hastalığın gelişiminde temel rol oynadığını ifade ediyor.

Diyetle Geçmiyor, Her Adımda Ağrı Yapıyor! Bu Tedavi Umut Oluyor

Lipödem tedavisinde sürecin kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Göksel Çelebi, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

"Lipödemde yağ hücrelerinin yapısında ve dağılımında farklılıklar görülür. Bu nedenle yalnızca diyet ve egzersizle kalıcı azalma sağlanamayabilir. Tedavide amaç; dokulardaki sertliği azaltmak, dolaşımı desteklemek ve ağrı şikâyetini hafifletmektir. Fizik tedavi uygulamaları, kompresyon ürünleri, manuel lenf drenajı ve gerektiğinde şok dalga tedavisi bu süreçte birlikte değerlendirilebilecek seçeneklerdir."

ESWT, destekleyici tedaviler arasında yer alıyor

Lipödemde kullanılan destekleyici yöntemlerden biri olan şok dalga tedavisi (ESWT), düşük frekanslı akustik dalgalar aracılığıyla cilt altı dokularda mikrosirkülasyonu artırmayı hedefliyor. Uygulama ile dolaşımın desteklenmesi, doku sertliğinin yumuşaması ve ağrı hissinin azaltılması amaçlanıyor. Tedavi seanslarının; hastalığın evresine, kişinin doku yanıtına ve mevcut şikâyetlere göre planlandığı belirtiliyor.

ESWT’nin tek başına yeterli bir tedavi yöntemi olmadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Göksel Çelebi, uygulamanın diğer yöntemlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları kaydediyor:

"ESWT, uygun hastalarda doku esnekliğini artırmaya yardımcı olabilen bir yöntemdir. Ancak en iyi sonuç genellikle manuel lenf drenajı, kompresyon ürünlerinin düzenli kullanımı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle birlikte uygulandığında elde edilir. Tedavi planının mutlaka kişiye özel yapılması gerekir."

Günlük alışkanlıklar süreci destekliyor

Lipödemde tedaviye katkı sağlayan yaşam alışkanlıklarına da değinen Uzm. Dr. Göksel Çelebi, düzenli yürüyüş, su içi egzersizler ve kas yapısını koruyacak kontrollü hareketlerin dolaşımı olumlu etkilediğini belirtiyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak, tuz tüketimini azaltmak ve kompresyon giysilerini düzenli kullanmak da tedavi sürecinde önemli yer tutuyor.

Çelebi, erken tanı ve bireye özel tedavi yaklaşımlarıyla hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini ifade ederek şu uyarıyı yapıyor:

"Uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak, tuz tüketimini azaltmak ve kompresyon giysilerinin düzenli kullanımı, tedavinin devamlılığı açısından önem taşır. Lipödem, erken dönemde tanı konulduğunda ve bireye özel tedavi planı hazırlandığında yaşam kalitesinin belirgin şekilde iyileştirilebildiği bir sağlık problemidir. ESWT gibi destekleyici tedaviler, uygun hastalarda değerlendirilerek sürece katkı sağlayabilir. Tedavi kararı ve uygulama sıklığı her zaman hekim değerlendirmesi doğrultusunda planlanmalıdır."

Kaynak: İHA