Ramazan ayında, iftar sonrası yaşanan halsizlik ve şişkinlik yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre “iftarda 20 dakika kuralı”, aşırı yemenin ve ani kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçebilecek basit ancak etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Beyne “doydum” sinyali 20 dakikada ulaşıyor
İnsan vücudunda tokluk hissi anlık oluşmuyor. Mideden beyne giden sinyallerin iletilmesi belirli bir süre alıyor. Beyindeki hipotalamus bölgesi, tokluk hormonları ve sinirsel iletiler aracılığıyla doyma durumunu değerlendiriyor.
Uzmanlara göre bu süreç ortalama 15–20 dakika sürüyor. Hızlı yemek yenildiğinde, beyin “doydum” mesajını aldığında kişi ihtiyaç fazlası besin tüketmiş olabiliyor. Bu durum da iftar sonrası ani uyku hali ve sindirim sorunlarına yol açabiliyor.

İftarda stratejik mola nasıl uygulanır?
1. Orucu kontrollü açın
Orucu bir bardak su ve bir adet hurma ile açmak, kan şekerinin dengeli yükselmesine yardımcı olabilir.
2. Çorba ile başlayın
Bir kase çorba, mide hacmini doldurarak ilk tokluk hissini başlatır ve sindirim sistemini ana yemeğe hazırlar.
3. 15-20 dakikalık ara verin
Çorbanın ardından sofradan kalkarak kısa bir mola vermek öneriliyor. Bu sürede:
-
Kısa bir yürüyüş yapılabilir
-
Sofra düzenlenebilir
-
İbadet edilebilir
-
Temiz hava alınabilir
Bu ara, beyne ulaşan tokluk sinyallerinin değerlendirilmesini sağlar.
4. Ana yemeğe daha kontrollü dönün
Mola sonrası sofraya dönüldüğünde daha yavaş ve seçici bir tüketim sağlanabilir. Bu da porsiyon kontrolünü kolaylaştırır.

Hızlı yeme ve insülin dengesi
Aşırı ve hızlı yemek, pankreasın yüksek miktarda insülin salgılamasına neden olabilir. Bu ani yükseliş ve düşüşler, halsizlik ve uyku haliyle sonuçlanabilir.
Buna karşılık daha yavaş ve aralıklı tüketim, kan şekeri dengesinin korunmasına katkı sağlayabilir.
Ilık su detayı
Mola süresince küçük yudumlarla ılık su içmek, mide hacmini destekleyerek tokluk hissinin pekişmesine yardımcı olabilir.
Ramazan boyunca dengeli ve bilinçli beslenme, hem sindirim sistemi sağlığı hem de günlük enerji düzeyi açısından önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerin beslenme düzenlerini hekimlerine danışarak planlamaları gerektiğini hatırlatıyor.



