Sosyal Medya hayatımıza girdikten sonra az da olsa olumlu katkıları olsa da genelde olumsuz bir zemin oluşmasına neden olmaktadır.

Öyle ki sosyal medya günlük yaşama yön vermeye başladı. Sanal gerçeklik dediğimiz şeyler sanki gerçek, yaşadığımız hayat sanalmış gibi olmaya başladı.

Sosyal medyanın bu kadar popüler olması bazı kavramları da beraberinde getirdi bunlardan biri de “linçleme” oldu. Takipçi sayısı fazla olan sosyal medya kullanıcıları bunu baskı unsuru gibi kullanmaya başladı. Herhangi bir konuda kendi gibi düşünmeyen ya da davranmayan diğer kullanıcılara kendi takipçileri üzerinden saldırma, hakaret etme bazı zaman da fiziki saldırılara varan baskı yöntemlerini kullanmaya başladılar buna da linçleme deniyor.
Fikirleri karşılaştırmak, bilgiye dayalı tartışmalar yapmak yerine kendi gibi düşünmeyenleri linçletme diye bir durum ortaya çıktı.

Hatta garip bir durum da var. Örnek bir filmde hatalı davranan ya da kötü bir davranışı olan bir meslek sahibi bir karakter varsa anında o meslek sahipleri sosyal medya üzerinden bu saldırıya (linçlenmeye) başlıyor. Filme yapımcıya karşı organize bir saldırı başlıyor. Bu saldırının ana temeli durumun tartışması da değil sadece daha fazla takipçiye sahip olmanın haklı olmaya yeterli olduğu düşüncesi. Oysa ki bu da bir çeşit zorbalık. Benim gibi düşünmüyorsan bu fikri değiştirmezsen linçlenirsin tam anlamıyla bu olgu var.

Sosyal medya mutlaka kontrol altına alınmalı. Gerçekliği belli olmayan hesaplar bir anda yanlış bilgiyi o kadar güzel yaymaya başlıyor ki, sorgusuz araştırmasız sosyal medya kullananlar tam da onlar için av haline geliyor. İnsanlar bir sanatçıyı sevmese bile eleştirmeye korkuyor. Çünkü sosyal medya üzerinden aniden saldırıya uğruyor.

Bu durum haklının ya da doğrunun değil takipçisi çok olanın güçlü olduğu bir ortam yaratıyor. Tam da burada sorunun asıl kaynağı ortaya çıkıyor. Artık sadece fazla takipçiye sahip olabilmek ana hedef haline geliyor. Bu uğurda yapılacak her şey de doğru gibi kabul ediliyor.

Sosyal medya oysa ki doğru kullanılsa; bilgi, kültür, sanat, ticaret çok daha hızlı yayılır. Teknoloji tam da bu amaçla çok işe yarar.

Güçlü olmanın yolu sosyal medyadan geçmemeli. Bu nedenle tüm hesaplar takip edilmeli. Hepsi gerçek hesap olmalıdır. Sosyal medya yaşı da mutlaka en az 16 olmalıdır.

Bu denetim ve kontroller hayata geçmediği sürece linç kültürü üzerinden baskı ve algı devam edecektir.

Bu yazının sonunda benim de böyle bir linçlenmeye uğrama ihtimalim var. Karşılık olarak bu yolu seçme şansım da yok üstelik. Takipçim çok az.
Takipçilerimizin değil gerçek hayat dostlarımız çok olması dileğiyle.