Son günlerde milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti değiştirmesine daha sık rastlar olduk.

Bu durum da beraberinde eleştirileri de getirdi doğal olarak. Parti değiştirmeyi onaylamayanların en büyük argümanı siz kendi seçmeninizden oy aldınız size mevcut partiden dolayı oy geldi, simdi size emanet edilen oylara saygı göstermemiş oluyorsunuz.

Karşı fikir ise halk onları kendini temsil etsin diye seçiyor siyasi düşünceye hizmet için değil.

Tam bu noktada ben de olaya şöyle bakıyorum. Ben bir partinin görüşlerine onay vermiş o şemsiye altında seçime girip seçilmiş olduğumu düşünüyorum. Sonra zaman geçiyor bakıyorum ki hizmet vermem imkansız hale geliyor. Bu şartlar altında devam etmek yerine hizmet vermek amacı ile başka partiye geçiyorum. Bunda bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

Zaten bizim anayasamız milletvekili tanımında açık olarak “milletvekilleri seçildiği bölgeyi ya da ili değil tüm ülkeyi temsil eder” diye açık olarak belirtmiştir. Bana göre tartışmaya kesinlikle kapalı bir konu parti değiştirmek.

Ancak tartışacak daha önemli bir konu var. Parti delegeleri kendi içinde seçim yaparken ya da milletvekili ya da belediye başkanı bir maddi çıkar karşılığı oyunu ya da partisini değiştiriyorsa ahlaki olmayan budur.

Hizmet vermek amaç ise bunu tartışmayalım bile. Menfaat sağlamak ise konu bu zaten ahlaki olmadığı gibi yargı da bu konuda gerekeni yapar.
Konuşulması gereken parti değiştirmek değil. Hizmet vermektir.