Geçmişi 8500 yıl öncesine giden bu şehir bugün asla hakettiği yerde bulunmamaktadır.

Birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihi yolculukların geçiş güzergahı olmuş bu şehir şimdi kimliksiz kaldı. Ne demek mi kimliksiz kalmak. İzmir dedikten sonra, tarım kenti, turizm kenti, sanayi kenti gibi sıfatlar ekleyememektir. İzmir’de yaşayan insanların neredeyse hiç biri memnun değil. Kent içi problemler ayrı bir konu olduğu için buna değinmek istemiyorum. Kimliksiz sokağa çıkmak bile yasa gereği kabahat olarak nitelendirilir. O zaman bu kente bir kimlik kazandırma zamanı geldi de geçti bile ama “zararın neresinden dönersen orası kârdır” diye bir atasözümüz olduğunu da unutmayalım.
Bugün ülkemizde maddi durumu iyi olan insanlar Çekya’ ya sadece eski binaları görmek için tatile gidiyorlar. Oysa ki daha eski binaların hepsine İzmir sahip iken büyük bir sorumsuzluk örneği ile bu binalar korunamamıştır. Fikrime göre İzmir tam bir turizm kentidir. Yeter ki buna karar verilip gerekli yatırımlar yapılsın.
Marco Polo’nun geçtiği tarihi İpek Yoluna sahip olmak, Kadifekale’ ye sahip olmak, Efes Antik Kentine sahip olmak eczacılığın babası Galenos’un yaşadığı Bergama Antik Kentine sahip olmak, Klaros Kehanet Merkezine sahip olmak ( bu listeyi bitirmek imkansız) sadece bunlar bile başlı başına yeterlidir İzmir’e Turizm Kenti demeye. Yeter ki önce yerelde topyekûn bir çalışma yapılsın sonra da merkezi yönetimin katkıları ile İzmir öyle bir Turizm Kenti olur ki bundan hepimiz büyük mutluluk duyarız.
Gelin medeniyetin beşiği olan güzel İzmir’i kimliksiz bırakmayalım