Biraz yakın geçmişe gidelim. Zamansız ve ölümsüz olarak gördüğüm klasik müzikten bahsetmeyeceğim. Konumuz popüler müzik.

1950'li yıllarda Amerika'da blues ile country müziğin birleşiminden rock müzik doğarken, 1970'li yıllarda New York'un Bronx sokaklarında rap müzik ortaya çıktı.

Farklı kökenlerden gelseler de her 2 tür de gençlerin kendilerini ifade ettiği güçlü bir ses oldu. Rock, özgürlük ruhunu ve enstrüman ile vokal ağırlıklı güçlü sahne performanslarını temsil ederken; rap ise yoksulluğun, ayrımcılığın ve adaletsizliğin içinden kendini ifade etmeye çalışan bir anlatım biçimiydi.

Zaman içinde her 2 müzik türü de değişti ve farklı yönlere evrildi. Müzik endüstrisi büyüdü; dijital platformlar, sosyal medya ve değişen dinleme alışkanlıklarıyla birlikte popüler olan anlayış da farklılaştı. Türkiye'ye baktığımızda ise Ajda Pekkan, Erol Büyükburç gibi isimlerle güçlenen Türk pop müziği, 90'lı yıllarda altın çağını yaşadı. Sezen Aksu ekolünden Sertab Erener, Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi, Mirkelam, Kenan Doğulu, Ozan Orhon, Tayfun, Mustafa Sandal ve megastarımız Tarkan aklıma gelen ilk isimler...

Rock sever gençlik için ise Özlem Tekin, Şebnem Ferah ve Teoman inanılmaz popülerdi. Dünya değişti, internet çağıyla birlikte müzik de küreselleşti. Günümüzde ise Güney Kore'den dünyaya yayılan güçlü bir akım var: K-pop. K-pop modeli yalnızca müzik üretmiyor; aynı zamanda dünyaya ihraç edilen güçlü bir kültür markası oluşturuyor. Yıllar süren eğitimler, profesyonel sahne performansları, dans, görsel estetik ve ekip çalışmasıyla oluşturulan gruplar milyonlarca hayrana ulaşıyor. Bunun bir ülke ekonomisine, turizmine ve kültürel tanıtımına sağladığı katkı tartışılmaz. Türkiye'de de popüler müzikte yeni bir döneme geçiş yapıyoruz.

Manifest adlı kız müzik grubuyla başlayan performans odaklı grup anlayışı, Türk pop müziğinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Şimdi ise bu yükselişe Crush adlı erkek müzik grubu eklendi. Güncel müzik akımlarını yakından takip eden kızım sayesinde Crush'ın ilk şarkısını yayınlandığı gün izledim. Crush, Idol House adlı bir platformda uzun süren bir seçme ve eğitim sürecinin sonunda oluşturulmuş ve grup üyeleri ilk şarkılarından çok önce takipçi kitlesi tarafından tanınıyor. Klibin YouTube'da yayınlanmasının üzerinden yalnızca 3 gün geçti ve ben bu yazıyı yazarken izlenme sayısı 5 milyona yaklaşmış görünüyor. İnanılmaz bir rakam.

Bu rakam önümüzdeki günlerde çok daha yükselecek gibi görünüyor. Bu arada sosyal medyada izlenme rakamlarıyla ilgili "bot" iddiaları da dolaşmaya başlamış. Açıkçası ben böyle olduğunu düşünmüyorum. Dünyadaki "girl band" ve "boy band" kültüründe olduğu gibi fan topluluklarının, sevdikleri grupları tekrar tekrar izleyerek desteklemesi son derece normal. Bizim evde bile son birkaç gündür aynı şarkının kaç kez açıldığını sayamıyorum. Bu nedenle ulaşılan yüksek izlenme rakamları beni şaşırtmıyor.

Peki bu hızlı başarının sırrı ne? Crush, 7 gençten oluşan performans odaklı bir müzik grubu. Vokal, dans ve sahne performansı hepsi bir arada. Grubun arkasında Samsun Demir gibi önemli bir müzik yapımcısı bulunuyor ve profesyonel isimlerle çalışılmış. Klibi izlediğinizde de, vokalleri ve ses geçişlerini dinlediğinizde de bunu hissediyorsunuz. Siyah beyaz kontrasttan kamera açılarına, şarkı sözleriyle uyumlu görsel geçişlerden kostümlere kadar her ayrıntı düşünülmüş, hepsi uzun bir hazırlık sürecinin ürünü gibi duruyor.

Performans odaklı pop müziğin kendini geliştirerek yeniden doğuşunu izliyoruz gibi hissediyorum. Dans eden, şarkı söyleyen, sahneye hazırlanan ve ekip ruhuyla hareket eden gençleri görmek umut verici. Crush grubundan bahsetmişken, üretmeye devam eden tüm genç müzik gruplarımıza da başarılar diliyorum. Bu arada bu tarz gruplarda herkesin bir favorisi oluyormuş. Kızımın favorileri Arda ve Milan.

Ben ise sahne enerjisiyle Miraç'ı, müzikal yönüyle de Barış'ı kendime daha yakın hissettim. Elbette grubun tüm üyeleri farklı yönleriyle öne çıkıyor ve hepsi gerçekten başarılı. Umarım başarıları Türkiye sınırlarını aşar, ülkemizi uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ederler.

Yolları açık olsun.