İzmir'in yaz aylarındaki en önemli kültür sanat etkinliklerinden biri olan 39. Uluslararası İzmir Festivali, 4 Haziran-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından gerçekleştirildi.
1987 yılından bu yana devam eden festival artık İzmir'in geleneksel kültür sanat etkinliklerinden biri haline gelmiş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkıları, Eczacıbaşı Topluluğu'nun ana sponsorluğunda ve çok sayıda kurum ile kuruluşun desteğiyle gerçekleştirilen festival, yaklaşık bir ay boyunca İzmir'in simge mekanlarını sanatla buluşturdu.
Bu yıl da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Tarihi Agora, Efes Celsus Kütüphanesi ve Çeşme Kalesi gibi kentin en özel noktalarında dünyaca ünlü sanatçılar sahne aldı.
Festivalin açılış konserini dünyaca ünlü İspanyol gitar virtüözü Pablo Sainz Villegas gerçekleştirdi. Festival boyunca dünyaca ünlü pan flüt sanatçısı Michel Tirabosco, arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu, trompet virtüözü Matthias Höfs, uluslararası oda müziği toplulukları ve opera sanatçıları İzmirlilerle buluştu. Kapanışta ise Hans Zimmer'in unutulmaz film müzikleri Çeşme Kalesi'nin tarihi atmosferinde dinleyiciyle buluştu.
Kapsamlı ve uzun yıllardır sürdürülen bir organizasyon. Belli bir kesim bu festivali yakından takip ediyor. Ama benim aklımda tek bir soru var.
Bu festivalden belli bir kesimin dışında kaç kişinin haberi oldu?
Belki "Geleneksel hale gelmiş ve bu kadar büyük bir festivalin tanıtıma ihtiyacı mı var?" diye düşünenler olabilir. Festivalin tanıtıma ihtiyacı yok. Ama özellikle gençlerin bu tanıtıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu tarz etkinlikler gençlerin kültürlü insanlar olarak yetişmesine ve birbirlerine olumlu örnek olmalarına önemli katkı sağlar.
Peki gençlere nasıl ulaşacağız?
Artık tanıtım anlayışı da değişti. Genç kuşak sosyal medya ile iç içe yaşıyor. İzmirli içerik üreticileriyle hazırlanacak kısa videolar, yaratıcı içerikler ya da mizahi skeçler sayesinde festival çok daha fazla kişinin dikkatini çekebilirdi. Belki bu yönde çalışmalar yapılmıştır, varsa da benim dikkatimi çeken olmadı.
Bu konuda içerik üreticilerinin de gereksiz yüksek bütçeler istememeleri gerekiyor. Çünkü sosyal medya içerik üreticilerinin reklam ücretleri de oldukça yükseldi. Bunu bir kültür sanat hizmeti olarak görmeleri ve duyarlı bir vatandaş sorumluluğuyla hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Bir genç hayatında hiç opera izlememişse, hiç klasik müzik konserine gitmemişse ya da böyle bir festivalden haberdar olmamışsa ona "Neden ilgi göstermiyorsun?" demek doğru bir yaklaşım olmaz. Çünkü bilmiyorlar. Bunu sadece arz-talep meselesi olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Bir şeyi sevmek için önce onu tanımak gerekir. İnsan tanımadığı bir şeyi sevemez.
Bugün gençlerin severek dinlediği birçok müzik türü de tekrar tekrar karşılarına çıkarılarak benimsetildi. Demek ki ilgi dediğimiz şey biraz da doğru tanıtım ve doğru yönlendirmeyle oluşuyor.
Sanat konusunda mesafeli ve soğuk davranmak da doğru olmaz. Sanat herkes içindir ve her zaman kapısını ilgilenen herkese kucaklayıcı bir şekilde açık tutmalıdır. Burada elitist bir tutum gençleri sanattan da uzaklaştırabilir.
Bence sanat adına gerçek başarı, her yıl aynı insanların salonları doldurması değil, her festivalde ilk kez konser izleyen, ilk kez opera seyreden ya da ilk kez klasik müzik dinleyen insanların sayısının artmasıdır.
Bilet fiyatlarına da bakalım.
Dünyaca ünlü sanatçıların yer aldığı böyle bir festivalin elbette maliyeti var. Dolayısıyla bilet fiyatları olacak. Program incelendiğinde öğrenci, öğretmen ve emekliler için neredeyse yarı yarıya indirimler uygulandığı görülüyor. İndirimsiz bilet fiyatları da bugün gidilen herhangi bir kafede kahve içip küçük bir atıştırmalık için ödenen tutarlardan çok farklı değil.
Yani mesele bilet fiyatı da değil, farkındalık.
Yazımı küçük bir hatırlatmayla bitirmek istiyorum.
Yine İKSEV tarafından düzenlenen İzmir Avrupa Caz Festivali de her mart ayında gerçekleştiriliyor. Bu yılki festival programı da açıklandı. Festival programında konserlerin yanı sıra söyleşi, atölye ve belgesel gösterimleri de yer alıyor. İlgililer, ayrıntılı programı İKSEV'in resmi internet sayfasından inceleyebilir.