Mevlana’nın o meşhur sözünü bilen var mı? Bilmeyeniniz yoktur.

Geçen gün dostlar evime misafir oldu. Derin bir sohbet içindeyken eskiyi ve şimdiyi düşündüm. Düşünürken ne kadar yorulduğumu düşündüm. Tam o anda o meşhur sözü hatırladım: "Hamdım, piştim, oldum."

Her şey bu üç kelimede saklaydı. Hangisiydim? Bilmiyorum…

Ham başladığımız bu yolda her şeyi bildiğimizi düşünerek başlıyoruz. Bu dönem hayatın toz pembe olduğu dönem. Biz tekiz ve ne varsa çevremizde dönüyor diye düşünüyoruz. Bu evre acemilik evresi. Sonra yaşamın mutfağına giriş yapıyoruz. Yüksek ateşte yaşamaya başlıyoruz biraz kaynıyoruz. Kaynadıkça yani yaşadıkça öğreniyoruz. Öğrendikçe kaynıyoruz. Ve en güzel aşamaya ayak basıyoruz. ‘Olmak’ ne demek? Olmuş biri nasıl olunur? Hayatın neresindeyim? Sorguladıkça olduğumuzu düşünmüyoruz. Hayat her defasında pişmişlikten öte gidemediğimizi yüzümüze vuruyor.

Siz hayatın neresindesiniz? Bu yolculukta soru sormaya başladınız mı?

Eğer sorgulama aşamasına geldiyseniz, bilin ki pişmeye başlamışsınız demektir. Çiğ kalmamanız umuduyla. İyi yolculuklar sevgili okurlarım.