Geçmişten günümüze insanlık tarihi kadar eski olan üç harfli kelime: AŞK.

Kimisine göre gerçek kimisine göre yapay. Gerçekte var mı, yoksa biz mi yaratmaya çalışıyoruz? İnsanın olduğu günden itibaren var olmuş bir kelimeden bahsediyorum.

Aşk var mı?

Aşk, geçmişten günümüze her haliyle varlığını koruyor. Hangi açıdan bakıyoruz?

Bilim, psikoloji ve hayatta anlam arayışı yönünden çoklu bir bakış açısı var.

Bilimsel olarak baktığımızda; oksitosin, serotonin, dopomin … Saydıklarım hep birlikte dans etmeye başlar. Bunlar birlikte çalıştığında bir ayıya bile aşık olabilirsiniz.

Psikolojide aşk şöyle söyler… Temel ihtiyaçlarını yerine getiriyor mu? Varoluşsal sancımız olan ‘’yalnızlık’’ hissini hafifleten yegane duygudur AŞK.

Felsefe ve sanatın gözünden aşk tamamen eksik parçayı aramaktan geçer. İnsanın kendi eksikliğini ruhunun yarısını aradığı tamamlama çabasından geçer.

Anlattığım şeyleri okuyup siz hangisini yaşıyorsunuz karar verebilirsiniz. Hangi bakış açısıyla olursa olsun insanın en ilkel ama en dokunaklı kanıtına şahit olmuşsunuz demektir.