Son dönemde liselerde yaşanan silahlı öğrenci saldırıları ve öğrenciler arasında bıçaklanma olaylarını yalnızca ,disiplinsiz gençler, öğrenciler şeklinde değerlendirmek yeterli değildir. Art arda gelen bu olaylar neyin habercisi diye soracak olursak, toplumsal güvensizliğin, korkunun ve kaygının..
ŞİDDET KENDİNİ ARTIK KABUL ETTİRME HALİNİ ALDI
Bu olayların arkasında özenti, akran baskısı, güç gösterisi, kendini kabul ettirme ve sosyal medyanın şiddeti görünür hâle getirmesi gibi birçok etken birlikte düşünülebilir.
Şiddet, Kendini Kabul Ettirmenin Yeni Dili mi?
Liselerde art arda yaşanan bıçaklanma ve silahlı saldırı haberleri, toplum olarak üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gereken bir tablo ortaya koyuyor.
GENÇLER NEDEN ŞİDDETE YÖNELİYOR.
Bazı gençler için bıçak veya silah artık sadece bir saldırı aracı değil, çevresine karşı güçlüyüm, bana dokunmayın. Mesajı verme aracına dönüşebiliyor. Özellikle akran gruplarında kabul görme isteği, dışlanma korkusu ve zayıf görünmeme düşüncesi, şiddeti bir statü göstergesi hâline getirebiliyor.
SOSYAL MEDYA ŞİDDETİ NORMAL KILIYOR
Bunun yanında sosyal medya da önemli bir faktör. Şiddet içeren görüntülerin hızla yayılması, bazı gençlerde taklit ve özenti davranışını tetikleyebilir. Bazı paylaşımlar meydan okumalar şiddeti normal kılar hale getiriyor. Ancak her olayı yalnızca sosyal medyaya bağlamak da doğru değildir. Aile içi iletişim sorunları, okul iklimi, ekonomik ve sosyal çevre, öfke kontrolü, akran baskısı ve gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sağlıklı alanların yetersizliği birlikte değerlendirilmelidir.
MALESEF GENÇLERE ROL MODEL ARTIK MAFYAVARİ FENOMENLER OLMAKTA
Sosyolojik açıdan baktığımızda mesele, tek tek öğrencilerin davranışından daha büyüktür. Bir genç kendisini ailede, okulda veya toplumda değerli ve kabul edilmiş hissetmiyorsa, bazen yanlış grupların ve yanlış davranışların içinde kimlik arayabilir.Bunuda daha çok sosyal medya paylaşımlarına görüp özenmektedirler.
GÜVENLİK TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL.TOPLUMSAL BİLİNÇ ŞART
Bu nedenle çözüm yalnızca güvenlik önlemlerini artırmak değildir. Okul, aile, rehberlik servisi, sosyal hizmet uzmanları, psikolojik danışmanlar ve yerel yönetimler birlikte hareket etmelidir. Toplumsal bilinç şart. Gençlere sadece “şiddet yapma” demek yerine, neden öfkelendiklerini, neden dışlandıklarını ve kendilerini neden kabul ettirme ihtiyacı hissettiklerini anlamamız gerekir.
Çünkü şiddeti engellemenin yolu yalnızca bıçağı veya silahı okul kapısında aramak değil, o silaha yönelen elin arkasındaki sosyal nedeni de görmektir.
Unutmayalım: Bir genci kazanamadığımız her durumda, onu yanlış bir rol model veya kötü gurupların çevreden kazanma ihtimali çok yüksektir.
Sosyolog/ Aile Danışmanı
Gökhan İlhan