Balık, sofralarımızın en özel misafirlerinden biri. Ama onu lezzetli ve sağlıklı bir şekilde sunmak biraz incelik ister. Taze balık, gözleri parlak ve çıkıntılı, solungaçları kırmızı olmalı, eti dokunduğunuzda eski formuna dönmeli. Aksi halde ne aroması ne de dokusuyla sizi mutlu edebilir.
Balığı yıkadıktan sonra fazla suyu kağıt havluyla alın. Marine etmek istiyorsanız limon, zeytinyağı ve baharat karışımı harika bir seçim; ama fazla bekletmeyin, aksi takdirde eti sertleşir. Pişirme yöntemi de lezzetin kaderini belirler: Izgarada derisi altın rengini alana kadar pişirin, tavada orta ateşte ve az yağ kullanın, fırında kağıda sararak pişirmek hem suyunu korur hem yumuşacık olmasını sağlar. Haşlama veya buğulamada ise baharat ve limonla kısa sürede pişirmek en iyisidir; uzun kaynatma balığı sertleştirir.
Tuz balığın pişmesine yakın eklenmeli; erken eklenirse su salar. Limon, sarımsak, kekik, biberiye ve dereotu ise balığın doğal tadını ön plana çıkarır. Servisi ise sıcak yapın, yanında hafif salata, zeytinyağlı sos veya fırınlanmış sebzelerle sunarsanız sofranız tam bir ziyafete dönüşür.
Unutmayın, mutfakta biraz mizah, biraz sabır ve bolca sevgi, her zaman lezzeti artırır. Balığınızı doğru pişirdiğinizde, hem gözünüze hem damağınıza hitap eden bir sofra kurmuş olursunuz.