Teşkilat mensupları, partililer ve bu davaya gönül verenlerin yıllardır beklediği an geldi. Yıllardır temizlik olacak, AKP’lilerden kurtulup gerçek manada kuruluş yıllarındaki samimiyete döneceğiz diye bekleyen, Reisi kandırıyorlar, sağlıklı bilgi gitmiyor diyen vatandaş, gün senin günün gel.
Şimdi anlıyorsunuz değil mi?
Neden yönetimlerde görev alamadığınızı,
Kritik makamlara gelemediğinizi,
Medyada yer bulamadığınızı,
İşlerinizi büyütemediğinizi,
Neden İl ve İlçe belediye meclislerinde etkili muhalefet yapılmadığını,
Partiyle ve Recep Tayyip Erdoğan ile tamamen zıt olduğu halde partide etkili olanları, oraya nasıl geldiklerini şimdi daha iyi anlıyorsun değil mi?
Asparagas haberlere, yanlış bilgilendirmelere ve manipülasyonlara yeterince vakit ayıramayan iletişim başkanlığındaki değişimlerin nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz.
AK Parti bu kadrolar, bu bürokrat ve basın danışmanları ile 2025'i bile çıkarmış olması büyük bir olaydır.
Bırakın muhalefeti, artık camianın temiz ve helal peşinde olan, kul hakkı gözeten insanları bile nefes bile alamıyor. Ama kâinatın hakiminin en net kuralı var. Şirk devam eder, zulüm devam etmez. Medya ve sanatta köşe başlarını tutanlara operasyonlar başladı. Bunun bir üstü siyasi operasyonlar demek. İstifa mı olur, görevden alma mı olur? Onu bilemem ama bir gece resmî gazetede bedeli olur. İl ve ilçelerde görev almalar, yönetim değişiklikleri zaten başladı. Günahları küçük olduğundan büyük operasyon yemeden sessizce uzaklaştırılmaları şimdilik kâfi.
Peki bu kadar değişimden bürokrasi nasibini almayacak mı?
Milli Eğitim, Sağlık ve Kültür Turizm bürokratları, en büyük bütçeye sahip Tarım ve Ormancılık Bakanlığı ve Ticaret bakanlığında görevden almalar olmayacak mı sanıyorsunuz. Elbette büyük değişimler olacaktır.
Siyasi temizliklere en güzel örneklerden biri de İzmir. İl ve İlçe Yönetimlerinin neredeyse %80'i değişti. %10 direniyor, %10 ise dengeler politikasından dolayı uzatmaları oynuyor. Bilal başkan en küçük bir yolsuzluk, ihale, nüfus ticareti ve gayri ahlaki bir durumda olan yöneticiyi affetmiyor. En yakını bile olsa biletini kesiyor. Bürokrasideki değişikliklere Ankara eksenli olduğu için yeterli müdahaleyi yapamıyor gözükse de 2026 yılında ağırlığını koyacağı aşikâr.
Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan, ‘’direk iletişimi kes, doğru bilgiyi engelle’’ taktiğini Bilal başkana uygulayıp, ona yakın yöneticileri; ihale, nefis ve ayak oyunları ile kandırmaya çalışanlar avucunu yalayacak. Bilal başkanda gördüğüm en büyük feraset ve taktikte şu: Gelen haberi farklı yerlerden teyit ediyor, hüsnü zannediyor ama ademi itimat taktiğini uygulayıp, teşkilat ve siyaset dışı istişareye önem veriyor. O yüzden yanılmıyor.
Hafızlara ve dürüst yöneticilere çok önem verdiğini bildiğim için Bilal başkana bir erken uyarı, bir anekdot olarak, isim ve kurum belirtmeden söylemek isterim ki; hafız bir hastane yöneticisi aynı zamanda sağlık konusunda çok bilgi ve belgelere sahip biri olarak, sadece dik durduğu ve dürüst iş yaptığı için hakkı yenerek görevinden alındığını bilmesini ve olayın arka planını araştırmasını acizane tavsiye ederim. Belki bu araştırma ile çevresinde yanlış bilgi verenleri daha net görebilir.
Geri ülke gündemindeki sıcak gelişmelere dönecek olursak şunu açıkça belirtmek isterim ki; ticaret ve siyasetin en kesin kuralıdır: Paranı kaybedebilirsin, geri kazanırsın. Gücünü kaybedebilirsin, geri toparlarsın. Ama şerefini kaybedersen herşeyini kaybedersin. Siz güce ve popülerliğe bakıp da, ona, buna bir şey olmaz demeyin. Siyaset 24 saatte adam harcar. Bırakın başa dönmeyi, bir daha asla oyuna geri dönemezsiniz.
Şimdilik yeni değişimler nasıl olur diye soracak olursanız, beklentim şu şekilde: Adalet Bakanının gözü kara savcılardan, büyük operasyonlara imza atmış birinin olduğu, Milli Eğitim Bakanının 2 büyük şehirde Milli Eğitim Müdürlüğü yapmış ve ihalecileri tanıdığı bir İl Müdürünün olduğu, Dış ilişkilerde Suriye ordusunu ve Filistin'de kassam tugayını eğiten zihniyetin hamisi bir bakan, maliyede ise yerli ve faizsiz sistemi entegre edecek, herkesin delide diyebileceği Milli bir bakan şimdilik yeter.
Önümüz kış, önümüz barış getirecek hamlelerin olduğu, gelen barış ile asıl düşmana savaş açılacağı bir seneye girerken, ülke içinde bu değişiklerin; yeniden güveni, yeniden istikrarı getirip, beklenen huzur ve güven ortamına tekrar dönerek, Türk, Kürt, Laz, Çerkez ve göçmenlerin birleştiği o günlere doğru umutla ve her yıl sonu ümit var olmak dileklerimle...