Pençe-Kilit Harekâtı Şehitlerine Rahmetle...

Bu dünyadaki en ağır duygulardan biri borçlu kalmaktır.
Ama öyle bir borç var ki; altına sadece bir kişi değil, bir millet girmiştir.
Öyle bir borç ki; ödemeye ne paramız yeter ne de nefesimiz...
Adı vatan sevgisidir.
Karşılığı candır.
Ve adı şehittir.

Dün aldığımız haberle içimiz parçalandı. Henüz gençliğini bile doya doya yaşamamış 12 fidan, Pençe-Kilit Harekâtı’nda metan gazı nedeniyle şehit düştü. Belki son nefeslerini verirken akıllarında anneleri vardı, belki kardeşinin gülüşü, belki de sevdiğinin yüzü...

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, tek katlı evlerin camlarına asılan o büyük bayrağın gölgesinde bir başka sessizlik hâkim. Bu sessizlik, sadece bir hüzün değil; aynı zamanda büyük bir şükran, büyük bir mahcubiyet.

Çünkü biliyoruz:
Bu borcun adı şehadettir.
Bu borcun bedeli ömürdür.
Ve biz, bu dünyada bu borcu asla ödeyemeyeceğiz.

Mehmet Akif Ersoy’un o derin mısrasında söylediği gibi:
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?”
Çünkü öyle bir vatan ki burası,
uğruna seve seve toprağa düşmek, en büyük şeref sayılır.
Bu topraklar, adı bilinmeyen nice kahramanın kanıyla yoğrulmuştur.
Toprağı sıksan, içinden şehit fışkırır.
Bu kadar çok acının, bu kadar çok feda edişin biriktiği bir coğrafyada,
her kayıp, sanki geçmişteki tüm acıların yankısı gibi vuruyor yüreğimize.

İçimize öyle bir acı yerleşti ki;
Gece gözyaşıyla ıslanan yastıklar bile utandı bu matemden.
Söylenecek her cümle, atılacak her adım yetersiz.
Çünkü bazı acıların bu dünyada karşılığı yok.
Bazı kayıplar, geriye çevrilemeyen zamana gömülüyor.

Elimizde olsa zamanı geriye sarardık,
O çocukları analarının kucağında bırakırdık,
O sabah çıkmadıkları evlerin önünde oyunlar kurardık.
Ama hayat öyle işlemiyor.
Ve bazı acılar, öyle bir kazınıyor ki yüreğimize;
Bir ömür boyu oradan silinmiyor.

Şimdi her bir şehidimizin ardından eğilen başımızla,
onları sadece birer isim olarak değil, bu vatanın sessiz kahramanları olarak anıyoruz.
Her biri bir ocağın ışığı, bir annenin duası, bir milletin gururuydu.

Şimdi geriye yas tutan bir ülke, gözyaşlarını içine akıtan bir halk kaldı.
Ama aynı zamanda başı dik bir millet kaldı.
Çünkü biz onların bıraktığı yerden vatan nöbetine devam edeceğiz.

Pençe-Kilit Harekâtı’nda şehit düşen kahramanlarımızı da saygıyla anıyoruz:

– İstihkam Üsteğmen Ege Akar
– Mühimmat Astsubay Kıdemli Çavuş Abdurrahman Akdoğan
– Piyade Sözleşmeli Er Özkan Özkanlı
– Piyade Sözleşmeli Er Mahsun Yeşildemir
– Piyade Sözleşmeli Er Ahmet Kuşak
– İstihkam Uzman Çavuş Ümit Üzüm
– Piyade Sözleşmeli Er Celattin Uyanık
– Piyade Sözleşmeli Er Ahmet Gültekin
– Piyade Teğmen Furkan Sert
– Piyade Komando Astsubay Kıdemli Çavuş Fikret Mangura
– Piyade Uzman Çavuş Enver Yaman
– Piyade Uzman Çavuş Kani Obi

Onların cesareti ve fedakârlığı, bu vatanın en kıymetli hazinesidir.
Her biri milletimizin gönlünde ebedi bir ışık olarak yaşayacaktır.
Bizler, onları asla unutmayacak; bıraktıkları mirasa sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabır diliyorum.
Ve yüreğimden geçen en ağır ama en gerçek cümleyi bir kez daha haykırıyorum:
Bazı borçların bu dünyada karşılığı yoktur.